Güncel Fikir Blog'u
Kendi İşini Kurmak İsteyenlere Öneriler
Yazar: - 04 Haziran 2015
861
0

Yeni nesil iş insanları içinde ‘kendi işini yapmak’ kuvvetli bir arzu. Bu potansiyel içinden senelerdir oldukça çarpıcı hikayeler de çıkıyor. Bunlara her dönem olduğu şeklinde gelecekte de yeni hikayeler eklenecek. İşte bu hikayelerin yazılma potansiyelinin yüksek olduğu hemen hemen kitleselleşmemiş, gün yüzü bile görmemiş denebilecek yeni girişim alanlarını araştırdık. Bazıları oldukca düşük bütçelerle yapılabilecek bu  işlerde, kuşkusuz bugün erkenden cesurca adımı atanlar oldukca daha kazançlı çıkacak.

Türkiye, girişimci bir ülke olma yolunda hızla aşama kaydediyor. Bu anlamda internasyonal alanda meydana getirilen araştırma neticelerinden çıkan rakamlar istenilen düzeyde olmasa da gene de ümit verici. Küresel Girişimcilik Raporu (Global Entrepreneurship Monitor)’un 2011 rakamlarına bakılırsa, 18-64 yaş aralığındaki potansiyel ve yeni girişimci oranlarının toplamını ifade eden toplam girişimcilik aktivitesi, Türkiye’de 2010 senesinde yüzde 8.6 iken, 2011 senesinde yüzde 11.9’a çıktı.

Zira bu sayı 2006 senesinde yüzde 6.1 seviyelerindeydi. Potansiyel girişimcilik sayılarındaki artışın da gözle görülür bir halde artış kaydettiğini görüyoruz. Türkiye’deki potansiyel girişimci oranı 2006 senesinde yüzde 2.2 iken, 2011 senesinde bu oran yüzde 6.3’e çıkmış. Gene, 2006 senesinde yüzde 4 olan yeni girişimci oranı da geçtiğimiz yıl yüzde 6’ya yükselmiş.

Rakamlar bizlere Türkiye’nin girişimcilik anlamında altı yıl evvel oldukca daha değişik bir tablo çizdiğini gösteriyor. Girişimciler ve girişimcilik ruhu artan Türkiye için önümüzdeki dönem trend olabilecek karlı ve yeni iş modellerini araştırdık. Bilhassa ziraat ve hayvancılıkta yeni iş fırsatları dikkat çekiyor. Bu iş fırsatlarının bir çok da Besin, Ziraat ve Hayvancılık Bakanlığı tarafınca destekleniyor.

Bunun yanı sıra genç nüfusuyla övünen sadece hızla yaşlanan Türkiye’nin yaşlı ekonomisine yönelik yeni girişimcilere ihtiyacı olduğu da bir gerçek. Çaydan kahvaltı büfelerine süs bitkisinden su piresi yetiştiriciliğine kadar bin TL’den bir milyon TL’ye yatırımla kadar kurabileceğiniz birbirinden garip iş modelini araştırdık.

Patates

Manavlarda kilogramı 15-20 liradan satılan tatlı patates, Türkiye’de hemen hemen fazlaca yaygın değil. Oysaki minimum düzgüsel patates kadar zahmetsiz yetişiyor. Tek farkı ise tatlı patatesin daha sıcak iklimlerde yetişiyor olması. Türkiye’de tatlı patatesin yalnız Hatay’da yetiştirildiğini söyleyen Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Güvenli Çalışkan, ürünün yüksek gelir sağladığına dikkat çekiyor.

Üniversite olarak laboratuvarda ürünün hastalıklı genini temizlediklerini ve verimli hale getirdiklerini belirten Çalışkan,” 3-5 yıl içinde bu ürüne olan talep artacak. Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve Ege kıyının bölgeleri ile Samsun, Çanakkale, Yalova, İstanbul ve Kırklareli bu ürünün yetişmesi için ideal” diyor. Bilhassa ürüne Avrupa ülkelerinden ciddi bir talep bulunduğunu ifade eden Çalışkan, şu detayları veriyor:

“Patatesin yetişme süresi dört ay. Bir dekara ortalama 3 bin civarında fide gerekiyor. Bir fidenin fiyatı ise 10 ile 20 kuruş içinde değişiyor. Bir dekar araziden ortalama 50 ile 60 kilogram içinde ürün almak mümkün.”

İstiridye Mantarı

Türkiye’de ziraat sektöründe yeni bir yer bulmaya başlamış olan istiridye mantarıda girişimciler için de fırsat söz mevzusu. Avrupa’da 1900’lü yılların başlangıcında kültür altında üretimi meydana getirilen, Uzakdoğu’da ölümsüzlük mantarı çeşitlerinden önde gelen istiridye mantarı, dünyada beyaz kültür mantarından sonrasında en oldukça satılan ikinci ürün olarak ifade ediliyor.

Türkiye’de bu mantarın tüketimi hemen hemen Avrupa’nın 40’ta biri kadar olsa da her yıl artan bir tüketim söz mevzusu. istiridye mantarının tamamen organik şartlarda üretildiğini ve bu yüzden talep gördüğünü söyleyen Marmara Mantar Genel Müdür Yardımcısı Halil Soyhan, bu mantarın izolasyonlu çatı katlarında ya da bodrum katlarında klima olması koşuluyla rahatça yetiştirilebildiğini ifade ediyor. Üründen iki ayda bir hasat alınabiliyor. 10 bin TL’lik bir yatırımla ayda iki bin TL gelir elde edilebiliyor. Ürünün fiyatı kilogram başına 12.90 ile 15-90 TL içinde değişiyor. Marmara Mantar’ın bu işe adım atmak isteyen girişimciler için hobi kit-leri bulunduğunu ifade eden Soyhan, “Kompostlarımız mantar tohumları ekilmiş her şeyiyle hazır halde gönderiliyor.

Girişimci bu kitlerle işe adım atabiliyor” diyor. Soyhan, ürün için Avrupa ülkelerinin yanı sıra Rusya, Kazakistan, Azerbaycan ve Ukrayna’dan da talep olduğuna dikkat çekiyor.

Organik Bal

Türkiye, bal üretiminde dünyanın sayılı organik üretim alanlarına haiz. Bilhassa Toroslar ve Doğu Anadolu’nun yüksek yaylarından elde edilmiş ballar kalitesiyle, Doğu Karadeniz’deki ballar ise tıbbi nitelikleriyle öne çıkıyor. Son yıllarda organik bala olan talepteki artış dikkat çekici. Bilhassa son günlerde yaşanmış olan düzmece bal krizinin arkasından tüketicinin ‘en naturel’a olan yönelişi de bu aşamada girişimciler için fırsatlar yaratıyor. Gebze Bal Üreticileri Birliği Başkanı Kadir Gürkan, organik bal üretimi için yerleşim yerlerine minimum 5 kilometre uzaklıkta bir alana, kimyasal boya içermeyen peteklere gerekseme bulunduğunu söylüyor.

Organik bal üreticisi olmak için minimum 2-3 yıl devamlı denetimlerden sonrasında organik üretim sertifikası alınabiliyor. Gürkan, bilhassa İstanbul’un Şile ilçesi ile Çankırı’nın Çerkeş yaylarının üretim için uygun bulunduğunu vurguluyor. Bir kovanın maliyeti 250 ile 300 TL içinde değişiyor. Minimum 200 ile 300 kovan alınması gerekiyor. Bir kovanın toplam senelik üretimi ise 18 ile 30 kilogram içinde değişiyor. Düzgüsel balın kilogramı 25 ile 30 TL içinde satılırken, bu sayı organikte 150 ile 200 TL içinde değişiyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI (Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın.)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ