Güncel Fikir Blog'u
Çin’in Doğu Türkistan Baskısı
Yazar: - 30 Haziran 2015
814
0

Uluslararasi ilişkiler uzmanları tarafından Ortaasya’nın deyimi yerindeyse kalbi olarak nitelendirilen Dogu Türkistan, yarim asırdır Çin isgali ve istilasi altındadır. Çin içerisinde yer alan besiş muhtariyet bölgeden birisi olan Uygur bölgesi içerisinde yaşayan soydaşlarimiz gerek ekonomik, gerek kültürel, gerekse dinsel açıdan Çin’in sergilemis oldugu baskıcı ve oteriter politikalar ile asimile edilmeye çalışılmakta bunun yanındaysa, zorunlu göç politikalarıyla Uygur Türkleri yozlastırılmaktadır. Günümüzde ise Çin’in  Doğu Türkistan’a uygulamış oldugu otoriter ve baskıcı rejim Dünya’nın gözü önünde bu mazlum halka  insanlık dramı yaşatmaktadır. Küresel ve bölgesel çapta lider ülkeler veya Uluslararasi örgütler yaşanan bu durum karşısında sessiz kalmayı tercih etmektedir. Bu durumun Çin’e yansimisiysa: Çin’i cesaretlendirmekte soydaşlarımıza karsı daha hırçın bir tavır sergilemesine neden olmakta ve soykırımı kaçınılmaz hale getirmektedir. Çin’in Dogu Türkistan’da yapmis oldukları BM’in soykırım tanımı ile tıpatıp örtüşmektedir. BM’nin bu olay karşısında sessiz kalmasının tek sebebiyse isleyiş ve karar alma mekanizmasının tamamıyla 5 Devlet olan ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’in güdümünde olmasıdır. İşte bu yüzden Küresel yada Bölgesel çapta bir karar alınması sırasında Devletlerin herhangi birinin kararı veto etmesi durumunda kararin etkiz hale gelmesine neden olmaktadır. Bu yüzden Nufusu milyarları aşan büyük Çin okyanusunda, Dogu Türkistan’da soydaslarımız göz göre göre katledilmektedir. Peki bu durumun backgroundunda ne yatmaktadir.
19.yy sonlarinda Emperyalist Devletlerin yıkılıp Ulus Devletlerin ortaya çıkması ile birlikte günümüz Küresel Dünyasın’da
Devletler birbirinden fakli azınlıklarıda bünyesinde barındırmaya baslamış, Onlara ev sahipligi yapmıştır. Ülkeler
içerisinde yasayan bu azınlıklar, Ülkeler tarafindan güvence altına alınmış, Çin gibi bazı Ülkelerse azınlık haklarını olasi bir bölünmeye ve domino etkisi yaratmasına karşı engellemek ile kalmamiş azınlıklara karşı çok sert bir tavır sergilemeş çıkarlari doğrultusunda bu mazlum soyadaslarımızın insanlık degerlerini hiçe sayarak zulmler etmiş bu insanların haklarını hiçe sayarak katletmistir.

Sonuç olarak:

Bastada bahsettiğimiz üzere Dogu Türkistan Ortaasya’nin kalbidir. Bu temel kelimeyi seçmemizdeki en temel sebep bölgenin Jeopolitik ve Jeostratejik olarak önemli bir noktada bulunmasidir. Bu iki spesifik kelimeyi açacak olursak. Dogu Türkistan’in Orta Asya’dan Avrupa’ya açılan kapı görevi görmesi, Çin yeralti kaynaklarinin 3/4’ü nü barındırması Pamuk yetiştiriciliğinin  %90’ı bölge üzerinden temin edilmesi, Kömür Petrol ve Dogal gaz gibi çesitli yeralti kaynakları barındırması tarihi İpek yolunun ana merkezi konumunda bulunması bölgeyi Çin için vazgeçilmez bir hale hale getirmiştir. Bu duruma ek olarak  ABD’nin Hindi Çini’i olarak adlandırılan bölge üzerinde hakimiyet kurma çabaları Çin’i daha fazla saldırgan hale getirmiş, bunun sonucu olarak soydaşlarımızın yaşam alanını kısıtlamıştır. Dillerini, Dinlerini özgürce yasamaktan alı konulmukonulmuşlardır. Bu durumun yanısıra tehdit olarak algılanan her Uygur Türkünü öldürmeyi bir yasa çikararak mesru hale getirmistir. Bu durum 186 kisinin katledilmesine onlarca insana zulm edilmesine Tecavüzlere iskencelere soydaslarimiz üzerinde deneyler yapilmasina neden olmustur. Bu durumun karsisinda Dogu Türkistan kan agliyorken tüm Dünya suskunluga bürümüstür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI (Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın.)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ